ALES Sözel · 1. hafta

Paragrafta ana düşünce, konu ve başlık

Bu konudan sınavda ortalama 2,3 soru çıkıyor (son 11 ALES).

ALES Sözel'de tek paragraf soruları genellikle testin 19–28. soruları arasında yer alır; "ana düşünce / başlık" tipi sorular bir sınavda ortalama 2–3 tanedir. Ama bu becerinin asıl önemi şurada: "yardımcı düşünce", "çıkarım", "yazarın amacı" gibi ilerideki bütün soru tipleri de önce paragrafın ana düşüncesini doğru yakalamanı gerektirir. Tipik soru kökleri: "Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?", "Bu parçaya en uygun başlık aşağıdakilerden hangisidir?", "Yazar bu parçada asıl olarak neyi vurgulamaktadır?"

Konu ile ana düşünceyi karıştırma

ALES'e yeni başlayanların yaptığı en yaygın hata, "konu" ile "ana düşünce"yi aynı şey sanmaktır. Oysa bu ikisi farklı büyüklükte iki kavramdır.

Konu: Paragrafın "ne hakkında" olduğudur; genelde bir isim tamlaması ile, iki-üç kelimeyle söylenir. Örnek: "kitap okuma alışkanlığı", "iklim değişikliği", "üniversite sınav sistemi".

Ana düşünce: Yazarın bu konu hakkında söylediği tam yargıdır; bir cümle olarak ifade edilir ve içinde mutlaka bir iddia barındırır. Örnek: "Kitap okuma alışkanlığı asıl olarak evde, aile içinde kazanılır."

Kısacası konu bir başlık gibi çıplaktır, ana düşünce ise o başlık hakkında yazarın vardığı sonuçtur. Bir soruda "bu parçanın konusu nedir" sorulduysa dar bir isim tamlaması ararsın; "ana düşüncesi nedir" sorulduysa tam bir yargı cümlesi ararsın.

Mini örnek — Aşağıdaki cümle bir konu mu, ana düşünce mi taşır? "Şehirleşme, geleneksel komşuluk ilişkilerini büyük ölçüde zayıflatmıştır."

Çözüm

Cümlede sadece "şehirleşme" kelimesi olsaydı bu bir konu olurdu. Ama burada yazar bir yargıda bulunuyor: şehirleşmenin komşuluk ilişkilerini zayıflattığını iddia ediyor. Bu yüzden bu bir ana düşünce cümlesidir, salt konu değildir.

Cevap: Ana düşünce cümlesidir.

Ana düşünce paragrafın neresinde saklanır?

  • Tümdengelim (genelden özele): Ana düşünce ilk cümlede verilir, sonraki cümleler bunu örnekler ve delillerle açar. Bu düzende ilk cümle genelde en "iddialı" cümledir.
  • Tümevarım (özelden genele): Paragraf örneklerle, gözlemlerle başlar; ana düşünce en sona, genelde son cümleye bırakılır. Son cümlede sık geçen ifadeler: "bu nedenle", "sonuç olarak", "demek ki", "kısacası".
  • Karşıtlık düzeni: Paragrafın ortasında "ama, fakat, ancak, oysa, ne var ki" gibi bir bağlaç varsa, yazarın asıl vurgusu neredeyse her zaman bu bağlaçtan sonraki kısımdadır. Bağlaçtan önceki kısım genelde okuyucunun aklındaki genel kanıyı ya da karşıt görüşü özetler; yazar onu çürütmek ya da sınırlamak için kullanır.

Mini örnek — "Birçok kişi sabah sporunun her koşulda faydalı olduğunu düşünür. Oysa uykusuz ve aç karnına yapılan yoğun bir sabah sporu, bedeni yormaktan öteye geçmez." Yazar asıl neyi söylemek istiyor?

Çözüm

"Oysa" bağlacından önceki cümle genel kanıyı anlatıyor (sabah sporu her koşulda faydalıdır). "Oysa"dan sonraki cümle bu genel kanıya bir sınır koyuyor: uykusuz ve aç karnına yapılırsa fayda değil yorgunluk verir. Yazarın asıl vurgusu, "her koşulda" ifadesindeki aşırı genellemeyi düzeltmektir.

Cevap: Sabah sporu, belirli koşullar sağlanmadan (dinlenmiş ve tok karnına) fayda vermez.

Başlık seçerken geniş/dar eleme

Başlık sorularında doğru şık, ana düşünceyi tam olarak kapsayan şıktır. İki türlü yanlış şık vardır:

  • Çok geniş (kapsam taşması): Paragrafta anlatılmayan, çok daha büyük bir alanı kapsayan başlık. Örnek: paragraf "kahvenin uykuya etkisi"nden bahsederken şık "beslenme ve sağlık" derse, bu çok geniştir; paragraf bu kadar büyük bir konuyu kapsamıyor.
  • Çok dar (detaya takılma): Paragrafın sadece bir cümlesindeki, bir örneğindeki küçük bir ayrıntıyı başlık yapan şık. Bu şık doğru bilgi içerir ama paragrafın bütününü temsil etmez.

Doğru başlık, paragrafı okuduktan sonra "evet, paragrafın tamamı gerçekten bunu anlatıyordu" dedirten başlıktır — ne fazlası ne eksiği.

Tuzak — Kendi bilgini araya sokma: Bir şık senin dışarıdan bildiğin, gerçek hayatta doğru olan bir bilgi verebilir. Ama o bilgi paragrafta yazmıyorsa, o şık ALES'te yanlıştır. ALES paragraf soruları "sen ne biliyorsun" değil "yazar ne yazdı" sorusudur. Özellikle ilahiyat, tarih, sağlık gibi kendi bilgi birikimin olan konularda bu tuzağa çok düşülür: "Ama ben bunun doğru olduğunu biliyorum" diye düşünüp metinde geçmeyen bir şıkkı işaretlemek büyük hatadır. Her zaman kendine sor: "Bu bilgi, bu paragrafın içinde var mıydı?"
Tuzak — Paragrafın bir kısmını bütünü sanma: Uzunca bir paragrafta üç-dört farklı örnek/cümle olabilir. Şıklardan biri bu örneklerden sadece birini, hatta en çarpıcı olanını, ana düşünce gibi sunar. Oysa ana düşünce, paragrafın tamamını özetleyen tek cümledir; tek bir örneği değil.

Çözümlü örnekler

1) Bir yöneticinin en büyük hatası, her sorunu aynı yöntemle çözmeye çalışmaktır. Kimi zaman hızlı ve kesin bir karar gerekirken yöneticiler uzun toplantılar düzenler; kimi zamansa asıl gereken ortak akıl iken tek başına karar verirler. Oysa doğru yönetim, her duruma özgü bir yaklaşım gerektirir; sabit bir reçete hiçbir zaman işe yaramaz.
Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?
A) İyi bir yönetici asla tek başına karar vermemelidir.
B) Toplantılar, yönetim sorunlarının en büyük kaynağıdır.
C) Yönetimde başarı, duruma göre değişen esnek bir yaklaşımla mümkündür.
D) Yöneticiler genellikle ortak akla değer vermez.
E) Her yönetici, karar verirken çalışanlarına danışmalıdır.

Çözüm

A: Metin "asla" demiyor, sadece "kimi zaman" tek başına karar vermenin yanlış olabileceğini söylüyor; aşırı genelleme ile elenir.

B: Toplantılar sadece bir örnek olarak geçiyor, "en büyük kaynak" iddiası metinde yok; dar ve abartılı bir çıkarım, elenir.

C: Son cümledeki "her duruma özgü bir yaklaşım gerektirir; sabit bir reçete işe yaramaz" ifadesiyle birebir örtüşüyor. Paragrafın tamamını (hem hızlı karar hem ortak akıl örneklerini) kapsıyor.

D: "Genellikle" ifadesi metinde yok, sadece bir hata örneği olarak geçiyor; genelleme hatalı, elenir.

E: Metinde geçmeyen, dışarıdan makul görünen bir öneri; kendi bilgisiyle cevaplama tuzağı, elenir.

Cevap: C

2) Bir topluluk önünde konuşurken titreyen insanların çoğu, aslında konuşacakları konuyu iyi bilmektedir. Onları asıl korkutan, bilgi eksikliği değil, dinleyicilerin kendilerini nasıl değerlendireceği düşüncesidir. Bu yüzden kürsü korkusunu yenmenin yolu daha çok çalışmaktan değil, dinleyicinin yargısına verilen önemi azaltmaktan geçer.
Bu parçaya en uygun başlık aşağıdakilerden hangisidir?
A) Bilgi Eksikliğinin Sonuçları
B) Kürsü Korkusunun Gerçek Kaynağı
C) Toplum Önünde Konuşmanın Tarihi
D) Dinleyicilerin Konuşmacıya Etkisi
E) Eğitimde Özgüven Sorunu

Çözüm

A: Metin tam tersini söylüyor; korkunun kaynağının bilgi eksikliği olmadığını vurguluyor. Metinle çelişir, elenir.

B: Paragrafın tamamı tam olarak bunu anlatıyor: kürsü korkusunun asıl kaynağının ne olduğunu (dinleyicinin yargısı) açıklıyor. Ne dar ne geniş.

C: Metinde tarihten hiç bahsedilmiyor; konu dışı, elenir.

D: Dinleyiciler metinde geçiyor, ama paragraf dinleyicilerin konuşmacı üzerindeki etkilerini genel olarak incelemiyor; yalnızca kürsü korkusunun asıl kaynağını (dinleyicinin yargısına verilen önemi) açıklıyor. Başlık hem çok geniş hem de odağı korkudan dinleyiciye kaydırıyor, elenir.

E: Çok geniş bir başlık; metin sadece kürsü korkusundan bahsediyor, genel bir "özgüven sorunu"na genişletilemez, elenir.

Cevap: B

3) Bazı öğrenciler ders çalışırken sürekli yer, ortam, saat değiştirir; bir gün kütüphanede, ertesi gün evde, bir başka gün kafede çalışır. Bu değişkenlik ilk bakışta bir dağınıklık gibi görünse de aslında zihni tek bir ortama bağımlı kılmadığı için sınav gibi farklı ortamlarda da bilgiyi hatırlamayı kolaylaştırır.
Yazar bu parçada asıl olarak neyi vurgulamak istemektedir?
A) Öğrencilerin düzenli bir çalışma programı olmalıdır.
B) Kütüphaneler ders çalışmak için en uygun ortamdır.
C) Farklı ortamlarda çalışmak, bilgiyi hatırlamayı kolaylaştırabilir.
D) Dağınık çalışma alışkanlığı, öğrenciler için ciddi bir sorundur.
E) Sınav başarısı yalnızca çalışma ortamına bağlıdır.

Çözüm

A: Metin "düzenli program" değil, tam tersine ortam çeşitliliğinden bahsediyor; metinle uyuşmuyor, elenir.

B: Metinde kütüphanenin diğer ortamlardan üstün olduğu söylenmiyor, sadece bir örnek olarak geçiyor; elenir.

C: Paragrafın son cümlesindeki asıl vurgu ile birebir örtüşüyor: ortam değişikliğinin hatırlamayı kolaylaştırdığı.

D: Metin "dağınıklık gibi görünse de" diyerek bunun aslında sorun olmadığını söylüyor; şık metnin sonucuyla çelişiyor, elenir.

E: "Yalnızca" ifadesi aşırı genelleme; metinde sınav başarısının tek belirleyicisinin ortam olduğu söylenmiyor, elenir.

Cevap: C

4) Bir dilin sadece kelime dağarcığına bakarak zenginliğini ölçmek yanıltıcıdır. Az kelimeyle çok şey anlatabilen bir dil, binlerce kelimesi olup da inceliği aktaramayan bir dilden daha "zengin" sayılabilir. Asıl belirleyici olan, o dilin kavramlar arasında kurduğu ince ayrımların sayısıdır.
Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?
A) Dillerin zenginliğinin nasıl ölçülmesi gerektiği
B) Kelime dağarcığının tarihsel gelişimi
C) Türkçenin diğer dillere göre üstünlüğü
D) Yabancı dil öğreniminde karşılaşılan zorluklar
E) Dil öğretiminde kullanılan yöntemler

Çözüm

Bu bir "konu" sorusudur; ana düşünce değil, kısa bir isim tamlaması aranır.

A: Paragrafın tamamı, dil zenginliğinin neye göre ölçüleceği tartışması üzerine kurulu; tam örtüşüyor.

B: Metinde "tarihsel gelişim" hiç geçmiyor; konu dışı, elenir.

C: Metinde Türkçe adı bile geçmiyor, belirli bir dilin üstünlüğünden bahsedilmiyor; kendi bilgisiyle cevaplama tuzağı, elenir.

D: Öğrenim zorluklarından hiç söz edilmiyor; elenir.

E: Öğretim yöntemlerinden hiç bahsedilmiyor; elenir.

Cevap: A

5) Geçmişte haber almanın tek yolu gazete ve televizyondu; bu kaynaklar sınırlı olduğu için insanlar aynı birkaç haberi konuşurdu. Bugün herkes farklı bir uygulamadan, farklı bir hesaptan haber alıyor. Bu durum bilgiye erişimi kolaylaştırsa da insanların artık ortak bir gündem etrafında buluşmasını da zorlaştırdı.
Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Televizyon, gazeteden daha güvenilir bir haber kaynağıdır.
B) Haber kaynaklarının çoğalması, ortak bir gündemi zorlaştırmıştır.
C) İnsanlar artık hiçbir ortak konu etrafında buluşamamaktadır.
D) Sosyal medya, toplumu tamamen bölmüştür.
E) Geçmişte insanlar bugünkünden daha bilinçliydi.

Çözüm

A: Metinde güvenilirlik karşılaştırması yok, sadece kaynak sayısındaki artış anlatılıyor; elenir.

B: Paragrafın son cümlesiyle birebir örtüşüyor: kaynak çeşitliliğinin ortak gündemi zorlaştırdığı.

C: "Hiçbir" ifadesi aşırı genelleme; metin "zorlaştırdı" diyor, "imkânsız hale getirdi" demiyor; elenir.

D: Metinde "sosyal medya" kelimesi hiç geçmiyor ve "tamamen bölme" iddiası yok; elenir.

E: Metinde bilinç düzeyi karşılaştırması yapılmıyor; kendi yorumunu metne ekleme tuzağı, elenir.

Cevap: B

Özet

  • Konu kısa bir isim tamlamasıdır; ana düşünce yazarın vardığı tam yargıdır.
  • Tümdengelimde ana düşünce baştadır, tümevarımda sondadır.
  • "Ama, fakat, oysa, ancak" gördüğün yerde yazarın asıl vurgusu bağlaçtan sonrasıdır.
  • Doğru başlık ne çok geniş ne çok dardır; paragrafın tamamını tam olarak kapsar.
  • Metinde yazmayan hiçbir bilgi, ne kadar doğru olursa olsun, doğru şık olamaz.
  • "Her zaman", "asla", "yalnızca", "hiçbir" gibi aşırı genelleme ifadelerine dikkat et; metin genelde daha ölçülüdür.
  • Şıklardan birini seçmeden önce mutlaka diğer dördünü niçin elediğini kendine söyle.

Bu konudan çözümlü sorular

Son güncelleme:

Bu içerik ALES Kampı'na aittir: https://aleskampi.com/